nefes alıp veriyor
duyabiliyorum
konuşmuyoruz
dudaklarımıza iğne iplik geçmiş sanki ve biz meydan okumuyoruz
arada bir gözlerini kapatıyor
anlamıyorum.
görmek istediği bir rüyanın lobisinde geziniyor
tanıdık birilerine rastlamak için
ben tanıyorum onu şarap kokan nefesinden
o beni tanımıyor.
elleri yara
elleri tıpkı bir enkaz
tutamıyorum.
24 Ekim 12:12
24 Ekim 2009 Cumartesi
giden adam
Bir simyacı
Elinde hayatın anlamı bir kitap
Ayaklarında eski zamanların yorgunluğu.
Sen bilmezsin
Çok gezerdi simyacı
Hiç olmadık şeyler arardı.
Rüzgarın sesini yakalar
Yağmurun renginden kaçar
Bi seni bulamazdı.
O'na bir gün dedim ki;
'Nefes alamıyorum'
Dedi ki
'Sen de git bu şehirden'
23eylül09
Elinde hayatın anlamı bir kitap
Ayaklarında eski zamanların yorgunluğu.
Sen bilmezsin
Çok gezerdi simyacı
Hiç olmadık şeyler arardı.
Rüzgarın sesini yakalar
Yağmurun renginden kaçar
Bi seni bulamazdı.
O'na bir gün dedim ki;
'Nefes alamıyorum'
Dedi ki
'Sen de git bu şehirden'
23eylül09
hazan dayı
Lacivert bir ceketi
Siyah bir pantolonu ve
Bir de türküleri vardı söylemek için.
Bunlar dışında herşey emanetti.
Evi, yatağı, işi..
Canı sıkıldığında kuş avlardı
Bazen de oturup ağlardı.
Geceleri pek uyumazdı
37 ekran televizyonunu açardı
Siyah beyaz görüntüden hayat beklerdi
Yoktu başka uğraşı.
Manzarasını bozan dantele sinirlenir, küfrederdi
Ağır ağır yerinden kalkıp bir daha o danteli görmek istemez,
Çekerdi fişi.
Bazen de
Gazeteye sarılı bir şarap şişesiyle öpüşürdü
Güneş doğana dek..
Çekip giden karısına söverdi ana avrad
Olamamıştı ona iyi bir pezevenk.
Yosmanın tek derdi paraydı ya, neyse..
Bazı sabahlar okul kapalı olurdu
O zaman anlardı bayramın geldiğini..
Temiz kıyafetler giyinmiş küçük çocuklara şeker vermek için
Şeker toplardı sokaklardan..
Tek başına yürür
Kendi kendine konuşur,
Elini öpecek bir torun isterdi.
Olmayan oğlundan..
Yağmurda dışarı çıkmaz
Nefret ederdi ıslanmaktan..
Parmaklarının ucunda biten sigaraydı tek derdi,
Onu anlayan yalnız odasındaki fenerdi.
Yorganından başka,
Sarılmak istediği tekşey bir kadın nefesiydi.
Üç beş bardak
Kırmızı bir çakmak ve
Traş sabunuyla sohbet ederdi..
Kimsesiz bir şeftali ağacının tek sahibi
Okuma yazmayı hademelik yaptığı okulda
Çocuklardan öğrenmişti.
Birisi o na 'dede' demişti de
Dolmuştu hazırda bekleyen gözleri..
Şimdi de buna ağlıyordu
Belki çok şey vardı ama
Bir tek bunu hatırlıyordu...
20 eylül 09. sabaha yakın bi zaman.bi damla uykua
Siyah bir pantolonu ve
Bir de türküleri vardı söylemek için.
Bunlar dışında herşey emanetti.
Evi, yatağı, işi..
Canı sıkıldığında kuş avlardı
Bazen de oturup ağlardı.
Geceleri pek uyumazdı
37 ekran televizyonunu açardı
Siyah beyaz görüntüden hayat beklerdi
Yoktu başka uğraşı.
Manzarasını bozan dantele sinirlenir, küfrederdi
Ağır ağır yerinden kalkıp bir daha o danteli görmek istemez,
Çekerdi fişi.
Bazen de
Gazeteye sarılı bir şarap şişesiyle öpüşürdü
Güneş doğana dek..
Çekip giden karısına söverdi ana avrad
Olamamıştı ona iyi bir pezevenk.
Yosmanın tek derdi paraydı ya, neyse..
Bazı sabahlar okul kapalı olurdu
O zaman anlardı bayramın geldiğini..
Temiz kıyafetler giyinmiş küçük çocuklara şeker vermek için
Şeker toplardı sokaklardan..
Tek başına yürür
Kendi kendine konuşur,
Elini öpecek bir torun isterdi.
Olmayan oğlundan..
Yağmurda dışarı çıkmaz
Nefret ederdi ıslanmaktan..
Parmaklarının ucunda biten sigaraydı tek derdi,
Onu anlayan yalnız odasındaki fenerdi.
Yorganından başka,
Sarılmak istediği tekşey bir kadın nefesiydi.
Üç beş bardak
Kırmızı bir çakmak ve
Traş sabunuyla sohbet ederdi..
Kimsesiz bir şeftali ağacının tek sahibi
Okuma yazmayı hademelik yaptığı okulda
Çocuklardan öğrenmişti.
Birisi o na 'dede' demişti de
Dolmuştu hazırda bekleyen gözleri..
Şimdi de buna ağlıyordu
Belki çok şey vardı ama
Bir tek bunu hatırlıyordu...
20 eylül 09. sabaha yakın bi zaman.bi damla uykua
i am awake
Ben bi kez özledim zaten
Ama şimdi bundan da vazgeçiyorum
Yoksa uykum gelmiyor.
Ben hep aynı şarkıyı dinleyince,
Akşamdan başka bişeyi beklemiyorum
Yani sabah olmuyor.
*anlayacağın garip gidiyor bu günlerde, ilk defa geç uyanıyorum.
Ama şimdi bundan da vazgeçiyorum
Yoksa uykum gelmiyor.
Ben hep aynı şarkıyı dinleyince,
Akşamdan başka bişeyi beklemiyorum
Yani sabah olmuyor.
*anlayacağın garip gidiyor bu günlerde, ilk defa geç uyanıyorum.
okyanusta ev
Ben demiştim! evimizin önünden hiç gemi geçmeyecek diye..
Evimiz denize yakın olsun demiştim baba...
Sıkılırım ben, martıları özlerim, onlarda simit severler demiştim.
Hani öyle bir evimiz olsaydı ki rüzgar esince perdelerimiz güverteye dokunsaydı,
Odamın camından balık tutsaydım.
Benim ellerim küçük ya baba?
Olta sende kalsaydı, ben balık kovasına bakardım kedimiz kapmasın onları diye.
Bir kaçını biz yerdik, bir kaçını da akvaryuma koysak büyür müydüler baba?
Tamam kızma hepsi denizin olsun, balıklar küçük kalsın, sen sadece beni büyüt baba.
Ben oltaya gelmem korkma.
Hani seninle uzun yola çıktığımızda ben sana 'ne kadar kaldı?' diye sorardım,
Sen de kolundaki o küçük beni gösterir 'bu kadarcık yolumuz kaldı kızım' derdin.
Yine böyle mi diyeceksin bana?
Şu kadarcık mı kaldı?
Hemen büyüdüm mü baba?
Evimizin önünden arabalar geçiyor şimdi.
Korna sesleri, insan sesleri, çöplükler...
Hani o mavi gemiler, yine mi geciktiler?
Biz mi yanlış evdeyiz, evimiz mi yanlış yerde baba?
12temmuz2009
Evimiz denize yakın olsun demiştim baba...
Sıkılırım ben, martıları özlerim, onlarda simit severler demiştim.
Hani öyle bir evimiz olsaydı ki rüzgar esince perdelerimiz güverteye dokunsaydı,
Odamın camından balık tutsaydım.
Benim ellerim küçük ya baba?
Olta sende kalsaydı, ben balık kovasına bakardım kedimiz kapmasın onları diye.
Bir kaçını biz yerdik, bir kaçını da akvaryuma koysak büyür müydüler baba?
Tamam kızma hepsi denizin olsun, balıklar küçük kalsın, sen sadece beni büyüt baba.
Ben oltaya gelmem korkma.
Hani seninle uzun yola çıktığımızda ben sana 'ne kadar kaldı?' diye sorardım,
Sen de kolundaki o küçük beni gösterir 'bu kadarcık yolumuz kaldı kızım' derdin.
Yine böyle mi diyeceksin bana?
Şu kadarcık mı kaldı?
Hemen büyüdüm mü baba?
Evimizin önünden arabalar geçiyor şimdi.
Korna sesleri, insan sesleri, çöplükler...
Hani o mavi gemiler, yine mi geciktiler?
Biz mi yanlış evdeyiz, evimiz mi yanlış yerde baba?
12temmuz2009
yalnızca gülümsedim
Biliyorum duyuyor.
Etrafımda dönerken, dünya kadar ses çıkartıyorum,
Dünya benden büyük değil.
Bilmediklerimi bir kenara not ederken bildiğim her bina yıkılır tek tek
Ve ben kızarmış ekmeklerime ağlarım.
Biliyorum duyuorsun.
Karanlık ve dumanlı bir odada benim için şarkı söylüyorsun.
Oysa ben senin için bugün hiç uyanmayacaktım.
Yolda yürüyen bir çocuğu gösteriyorum parmağımla
Görmüyor o çocuk ve gemiler sevişiyor belki, dalgalar hırçın çocuk.
Sen başkasını öptüğünde ben dudaklarımı ısırıp kanımla yıkarım
Sen yıkılırsın.
Gözümün suyu kirpiklerime meze olmuyor şimdi ve ben sevgilim.. yo ağlamıyorum.
20:07 / 29.04.2009
Etrafımda dönerken, dünya kadar ses çıkartıyorum,
Dünya benden büyük değil.
Bilmediklerimi bir kenara not ederken bildiğim her bina yıkılır tek tek
Ve ben kızarmış ekmeklerime ağlarım.
Biliyorum duyuorsun.
Karanlık ve dumanlı bir odada benim için şarkı söylüyorsun.
Oysa ben senin için bugün hiç uyanmayacaktım.
Yolda yürüyen bir çocuğu gösteriyorum parmağımla
Görmüyor o çocuk ve gemiler sevişiyor belki, dalgalar hırçın çocuk.
Sen başkasını öptüğünde ben dudaklarımı ısırıp kanımla yıkarım
Sen yıkılırsın.
Gözümün suyu kirpiklerime meze olmuyor şimdi ve ben sevgilim.. yo ağlamıyorum.
20:07 / 29.04.2009
Kaydol:
Yorumlar (Atom)