27 Mayıs 2010 Perşembe

Rüya

Dönüyor başım
Güçsüzüm
Ayaklarıma söz geçiremeyecek kadar, kendi kendimi öldüremeyecek kadar
Herkes kadar...
Bu beni yürümekten alıkoyar mı? Sanmıyorum.
İçmeden sarhoş olmak neymiş anlıyorum.

Beynime bir plak takıyorum, şişmiş gözlerimin rengi yeşile dönüyor.
İğneyi yavaşça bırakıyorum şakağıma
Başım döndükçe şarkı çalıyor,
Şarkı çalıyor, başım dönüyor... Döndükçe yerden yükseliyoruz
Korkuyoruz.

İlk kez uçuyoruz !
Gökyüzüne uçuyoruz !
Tüm dünya birlikte uçuyoruz !
Beni dünyada unutup öyle uçuyoruz !

Deliler hastanesinden kaçmış gibiyiz, ne yapacağımızı bilmiyoruz.
Uçmayı bilmeyen, uçan balonlar gibiyiz buradan bakınca
Hem uzaklaşıp hem de bana el sallıyoruz.
Ellerimiz kırılıyor, yere düşüyorlar
Düşen ellerimizi topluyorum
Yüzümüzden düşen bin parça, onları da topluyorum.
Ölmeyi isteyecek kadar amaçsızız şimdi...

Üzülüyoruz
Çünkü yüzümüz ve ellerimiz yok
Hepsini ben topladım, kumdan kalem yaptım onlarla.
Sağ avucumdaki siyah noktayı da kalemin muhafızı yaptım
Sonra da zindana attım beni.
Artık görüşemeyiz, insanlık.

Güneş batıyor
Işıklar kapalıyken daha bir soğuk dünya,
Ölü sessizliğinde gözkapaklarım. titriyorum
Artık görüşemeyiz, insanlık.

Bizi düşlüyorum
Şimdi dünyadan kaymış yıldızlar kadar uzaktayız, parlıyoruz
Kuş kanadından pelerinizmiz var, bu yüzden üşümüyoruz.
Hiç birşey bilmiyorum
Bileceğimi de sanmıyorum
Bilmek de istemiyorum zaten.
Sonra nedense gözlerimi açmak geliyor aklıma.











Şimdi uyandım
Yatağımdan kalktım
Zindan filan yok, kalem çoktan kırılmış.
Kahvemin tadı ilk kez viskiyi andırıyor,
Sanırım halisünasyon içiyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder